Şeker kansere davetiye çıkarıyor

Prof. Dr. Erkan Topuz: İnsülindeki hızlı yükseliş kanseri tetikliyor. Korunmak için işlenmiş şekerden uzak durun. Tatlı ihtiyacını meyve ile karşılayın ve haftada iki tatlıdan fazlasını tüketmeyin

Universal Hastaneler Grubu İtalyan ve Çamlıca Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz kanserin nedenlerini açıklamaya devam ediyor. İşte Prof. Topuz'dan, SABAH okurlarına özel reçeteler: "Dünya genelinde şeker tüketimi giderek artıyor ve kanser türlerindeki yükselişin nedenleri arasında tatlı gıdaların büyük rolü olduğu biliniyor. İnsülin seviyesinin hızlı yükselişleri kansere zemin hazırlıyor. Genlerimiz, bir kişinin bir yılda en fazla 2 kilo bal tüketebileceği bir ortamda gelişti ama insanların şeker tüketimi; 1830'da yılda 5 kiloya çıkmıştı bile! 20'nci yüzyılın sonunda ise rafine şeker kullanımı şoke edici şekilde kişi başına yılda 70 kiloya ulaştı. Alman biyolog Heinrich Warburg, malin (kötü huylu) tümörlerin, büyük ölçüde glikoz tüketimine bağlı olduğunu keşfederek tıp alanında Nobel Ödülü'nü kazandı. Glikoz, vücutta sindirilmiş şekerin aldığı biçimdir. Aslında kanseri tespit etmek için yaygın olarak kullanılan PET taraması da yalnızca vücutta en fazla glikoz tüketen alanları ölçer. Bir alan çok fazla şeker tükettiği için öne çıkıyorsa, bunun nedeni büyük olasılıkla kanserdir!

ESMER PİRİNÇ VE BULGUR ÖNERİSİ
Kendilerini kanserden korumak isteyenler, işlenmiş şeker ve ağartılmış un tüketimini ciddi ölçüde azaltmasınız. Şekersiz kahve içmeye alışmak ve haftada iki tatlıyla idare etmek en iyisidir. Normal pirinçten kaçınarak glisemik indeksi daha düşük olan esmer pirinç ve bulgur tüketilmesi kanserin büyümesini engeller. Echinacea veya yaygın olarak bilinen adı ile mor koni çiçeği Kuzey Amerika ve Avrupa'da yıllardır en çok satılan bitkisel suplemandır. Ekinezya nezle, soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlarda immün stimülan olarak yoğun tanıtımı yapılmaktadır. Üreticiler kanser veya kanserin önlenmesine yönelik endikasyon bildirmemesine rağmen kanser hastalarının çoğu immün takviyesi etkileri nedeni ile kullanmaktadır. Kanserde ise immün çökmesine bağlı sık enfeksiyon ve grip olgularına faydası gösterilmiştir."

Meme kanserine karşı ceviz, arpa ve nar yiyin
"Meme kanserinden korunmak için; soya türevleri, keten tohumu, brokoli, karnabahar, beyaz lahana, yoğurt, çökelek, keçi peyniri ve günde bir köy yumurtası tüketmek çok yararlıdır. D-limonen ihtiva eden turunçgilleri kabuklarıyla yemek, kuarsetin içeren soğan, elma kabuğu, pırasa ve baklagil tüketmek gerekir. Yerfıstığı, ceviz, arpa ve nar; meme kanserinde faydalıdır. Nar ekstresi de yüzde 87 oranında kanserden korumaktadır. Nar çiçeği çayı ve nar yağı kanserde yeni mucizelerdir. Ayrıca haftada bir kez mutlaka enginar yeme alışkanlığı kazanmalı."

KOLON KANSERİYLE SAVAŞTA FESLEĞEN
"Yunanca'da fesleğen kraliyet anlamına gelmektedir. Çok yönlü bir bitkidir. Yüksek antioksidan yağları, K vitamini, ağır miktarda kalsiyum miktarı ile besin değeri zengin olan fesleğen DNA hasarına karşı mücadelede son derece etkilidir. Fesleğen, reyhan ve nane benzeri yapraklar ve beta-kariyofilen içermektedir. Kariyofilen, artrit ve inflamatuar bağırsak hastalığı gibi durumlarda tedavi etmektedir. Binlerce yıldır bir bitkisel ilaç olarak kullanılan fesleğenin, akciğer ve kolon kanserlerinde özellikle hayvan deneylerinde tümör erimesini sağladığı ve immün yetmezliğini ortadan kaldırdığı gösterilmiştir. Taze tüketmek çok yararlı olmasına rağmen kurutulmuş çayı da sayısız faydalara sahiptir. Doğru bir fesleğen seçilmesi için öncelikle taze görünümlü, parlak, yeşil taze fesleğen yapraklarına dikkat edilmelidir. Koyu lekeli, kesik, yırtık ve sararmış olanlar tercih edilmemelidir. Buzdolabında veya dondurucuda saklanmalıdır, organik olan bir yerden tercih edilmelidir. 6 ay boyunca kuru ve serin yerde muhafaza edilebilir."

ESRA TÜZÜN